Bolton, Trump ve Erdoğan'nın Kürtler hakkındaki konuşmalarını yazdı!

Bolton, Trump ve Erdoğan'nın Kürtler hakkındaki konuşmalarını yazdı!

Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Beyaz Saray'da görev yaptığı döneme ilişkin anılarını ‘The Room Where It Happened’ (Olayın Gerçekleştiği Oda) ismiyle kitaplaştırdı.

Kitabında Beyaz Saray’da Kürtlerle ilgili verilen kararlara yer veren Bolton, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kürtlerle ilgili düşünceleri ve Suriye’den çekilme kararına da veriliyor.

Trump’ın yasal olmadığını ve yalan barındırdığını belirttiği kitapta, Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen Rojava ile ilgili telefon görüşmesine de yer veriliyor.

Kitapta Kürt meselesinin Beyaz Saray, Pentagon, Dışişleri Bakanlığı ve CIA’de konuşulduğuna dikkat çekiliyor.

Kitabın Kürtlerle ilgili bölümlerinin bir kısmı şöyle:

TRUMP’IN ÇEKİLME DÜŞÜNCESİ

“Trump, Ortadoğu’daki kötü savaşlardan çıkmak istiyorum. Bize düşman olan ülkeler için DAİŞ milislerini öldürüyoruz’ dedi. Ben de Rusya, İran ve Esad’dan bahsettiğini düşündüm. Halbuki Trump Suriye’den bahsediyordu.

Danışmanların bir kısmı ABD’nin tamamen çekilmesini daha doğru buluyor, bir kısmı bir süre daha kalınmasını istiyordu. Ancak Trump’ın daha farklı bir görüşü vardı; ‘Ben kalmak istemiyorum çünkü Kürtlerden hoşlanmıyorum. Onlar Irak’ta Araplardan, Suriye’de Türklerden kaçıyorlar. Ancak F-18’lerle çevrelerini bombalayarak korumaya aldığımızda kaçmıyorlar.”

ERDOĞAN VE TRUMP GÖRÜŞMESİ 

“Trump, Erdoğan’a Türkiye’nin başına kötü bir şey gelmesini istemediğini söyledi ve sorunların çözümünden bahsetti.

Erdoğan, Suriye’deki Kürt güçlerden şikayet etti. Fethullah Gülen’den de bahsetti. Gülen’in teslim edilmesini istedi. Trump, ‘Fethullah Gülen’i teslim edersek sadece bir gün daha yaşayacağından şüphemiz var’ dedi. Türkler güldü. Trump, Gülen’in endişe konusu olmadığını söyledi.

Erdoğan görüldüğü üzere DAİŞ hilafetinin yıkılmasını istiyordu. Ancak asıl düşmanı Suriye’deki Kürtlerdi. Onların ABD’nin de terörist olarak gördüğü PKK’ye bağlı olduğunu düşünüyordu. Suriyeli Kürtlerin çoğu DAİŞ’e karşı mücadele ediyorlardı. Ancak Tahran’ın dikkati gelecekte yapılacak bir savaştaydı. Yani DAİŞ’in ortadan kaldırılmasından sonra. DAİŞ’in kontrolündeki bölgelerde hâkimiyet kaybettikçe İran’ın kontrolü arttığı görüldü. Bu durum Amerika’yı bir grup müttefikle kalmasına itti. ABD uzun yıllar boyunca Kürtlerin daha fazla hâkimiyete kavuşmaları ve hata Irak’ta Kürtlerin bağımsızlığını destekledi. Ancak bir Kürt devletinin oluşması mevcut devletlerin sınırlarının değişmesini gerekli kılıyor. Bu karışık bir durum. Kürtlerin bize karşı vefasını gözlemlemiş olduk. Kürtler bizimle omuz omuza DAİŞ ile savaştı. ABD’nin Kürtlere sırt çevirmesi sadece onlara karşı bir vefasızlık anlamına gelmeyeceği gibi dünya genelinde de tepkilere yol açacaktır. Ayrıca müttefikleri bir çatı altına buluşturmak durumu zorlaştıracak.”

ABD’NİN ROJAVA’DAN ÇEKİLMESİ 

“12’inci ayın 14’ünde Trump ve Erdoğan telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Telefon görüşmesi önce başkan Trump’a önemli bilgiler verdim. O da bana, ‘oradan çıkmamız lazım’ dedi. Bu konunun böyle açıkça Erdoğan’a söylemesinden endişe duyuyordum. Erdoğan ile Trump görüşmede bir çok konu hakkında konuştu, bunlardan biri de Suriye meselesiydi.

Trump konuşmasının başında, Halkbank sorunun çözümüne çok yakın olduklarını söyledi. Hazine Bakanı ve Pompeo ile konuştuğunu, onların da Erdoğan’ın damadı Türkiye Maliye Bakanı ile bu konuda konuşacaklarını bildirdi. Erdoğan sevindi ve İngilizce karşılık verdi. Sonra Erdoğan Suriye konusuna geldi.

Erdoğan, YPG’ye verilen eğitimden endişe duyduğunu aktardı. Trump’ın Suriye meselesindeki askeri ve siyasi tutumlarında farklılık gözlemlendiğini ifade etti. Bunlar Trump’ın kafasında soru işareti oluşmasına neden oldu. Erdoğan, ‘Türkiye hem PKK hem de DAİŞ’ten kurtulmak istiyor’ demişti. PKK derken Kürt savaşçılardan bahsediyordu. Trump ise Türkiye’nin DAİŞ’e karşı mücadeleye başlaması halinde Suriye’yi bırakmaya hazır olduklarını söyledi. Trump, ABD güçlerinin Suriye’den çekilebileceğin ve kalan savaşı Türkiye’ye devredebileceğini söyledi. Erdoğan bu konuda söz verdi ancak lojistik desteğe de ihtiyaç duyduklarını belirtti. Trump ise Erdoğan’a, ABD’nin Suriye’den çekilmesiyle ilgili bir plan üzerinde çalışacaklarını ve bundan sonra DAİŞ savaşını Türkiye’ye devredeceğini söyledi. Erdoğan da Trump’a teşekkür ederek ‘pratik bir başkan’ diyerek övdü. Bir süre sonra Trump, DAİŞ savaşında başarı elde ettiklerini ve Suriye’deki görevlerinin sona erdiğini, dolayısıyla çekilme zamanı geldiğini belirtecek bir açıklama yayımlanması gerektiğini söyledi.

Bunun Afganistan’dan çekilme kararı gibi seçim için bir kullanılacak bir söylem olduğunu düşünmüştüm. Çekilme kararı hakkında Savunma Bakanı James Mates’i aradım. Mattis karardan hiç hoşnut değildi.

Bu benim için kişisel bir krizdi. Suriye’den çekilmenin çok büyük bir yanlış olduğunu düşünüyordum. Hem de dünyada DAİŞ tehlikesini daha da artıracaktı. 6’ıncı ayda Pompeo ve Mattes ile görüşmeler gerçekleştirdik ve ABD’nin Suriye’de inişli çıkışlı politikalarından uzaklaşması gerektiğini vurguladım. Çünkü her seferinde ülkedeki bir kente bakıyorduk, örneğin Minbic ve İdlib. Büyük tabloya bakmamız gerektiğini savunuyordum. DAİŞ’in kontrolündeki sınırların çoğu geri alınmıştı ve genel tablo dediğim İran’ı durdurmaktı. ABD Kürtleri desteklemekten vazgeçerse ya Esad ile ittifak yapmaya gidecekler ya da tek başlarına Türkiye’ye karşı savaşacaklar. Bu durumda kesinlikle yenileceklerdi. Böylece Kürtler değirmenin taşları olan Erdoğan ile Esad’ın arasında sıkışıp kalacak. Ne yapabilirlerdi?"

ROJAVA’DAN ÇEKİLME KARARIYLA İLGİLİ MACRON TRUMP’A NE DÖYLEDİ? 

“Beyaz Saray’daydım, öğleden sonra Macron aradı. Trump’ın çekilme kararından hoşnut değildi. Trump, Macron’a şöyle yanıt verdi, ‘DAİŞ ile savaşımız sona erdi, geri kalanlarla Türkiye mücadele edecek.’ Macron ise Trump’a, Türkiye’nin amacının Kürtlere saldırmak olduğunu DAİŞ ile pazarlığa oturmak istediğini söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ABD güçlerinin Suriye’den çekilmemesi için ricada bulundu ve kendisine, ‘Yakın bir sürede başaracağız, bu nedenle süreci tamamlamamız gerekiyor’ dedi. Trump bir kez daha danışmanlarıyla görüşmeyi kabul etti. Trump bana Macron’un ekibiyle görüşeceğini, Mates ve Dunford’un da kendi mevkidaşlarıyla görüşmesi gerektiğini söyledi. James Mates, görüştüğü Fransa Savunma Bakanı Florence Parly’nin Trump’ın kararından hoşnut olmadığını aktardı. İsrail’in ABD Büyükelçisi, Trump yönetiminin en kötü dönemini yaşadığını söyledi.”

TRUMP VE ERDOĞAN’IN 2’NCİ GÖRÜŞMESİ 

 “Hafta sonu Trump Erdoğan’la iki konuyu konuşmaya karar verdi. Birincisi hiçbir Amerika askerine Suriye’de saldırmayacağını taahhüt etmesini, ikincisi ise Kürtlere değil de DAİŞ’e karşı operasyon düzenlemesi gerektiğinin sözünü aldı. Çünkü çok sayıda Amerikalı Kürtleri seviyor. Kürtler yıllardır omuz omuz bizimle DAİŞ’e karşı savaştı. Trump Erdoğan’a Türkiye’nin Kürtlerle birlikte DAİŞ’e karşı savaşmaları gerektiğini söyledi. Daha sonra Trump, Türkiye ile daha fazla ticaret bağlantıları kurmaya karar verdi. Erdoğan ise Kürtleri sevdiğini Kürtlerin de kendisini sevdiğini ancak PYD, PKK ve YPG’nin Kürtleri kötü kullandıklarını ve Kürtleri temsil etmediklerini söyledi. Türkiye’de Kürt milletvekillerinin ve bakanların olduğunu söyledi. Kendisinin Kürtlerin yaşadığı illerden seçimlerde büyük oy alan tek lider olduğunu belirtti. Teröristleri öldürmek dışında başka niyetlerinin olmadığını söyledi. Biz onu dinliyorduk ama dediklerinin propaganda dışında hiçbir şey olmadığını biliyorduk.”

GENERAL LACAMERA’NIN İFADELERİ 

“La Camera, Trump’a, ‘Suriye’den ayrıldığımız çok açık, biz hem Suriye’den ayrılmak hem de oradaki çıkarlarımızı korumak istiyoruz. Ben burada onu yapabilirim’ dedi. Trump, Erdoğan’a ABD güçlerine saldırılmamasını söylediğini açıkladı. Trump, çekilme sürecinde DAİŞ’in tamamıyla yenilmesinin mümkün olup olmadığını sordu. LaCamera, Evet dedi. Trump, bunu talimat olarak verdiğini söyledi. LaCamera, koordinasyon potansiyelinden bahsetti, Trump araya girip, artık yorulduğunu ve DAİŞ’in yenilmesi gerektiğini belirtti.

General Paul LaCamera şu soruyu sordu: Kürtler korumak için ne yapabiliriz? Ben de kendisine Başkan Trump’ın Kürtlere zarar gelmemesi için Erdoğan’la konuştuğunu söyledim. Çünkü Kürtler Suriye’de ABD’ye destek verdi.

LaCamera, 4 hafta içerisinde DAİŞ’i bitireceklerini söyledi. Trump da ‘bitirin’ dedi.

Öğleden sonra Trump beni telefonla aradı ve DAİŞ’in 4 haftada bitmesi üzerine plan yapılmasını istedi. Bende, generalin 2 ila 4 hafta arasında bitirileceğini söylediğini aktardım. Sonra Dunford’la konuştum. Mattis’in görevi bırakmasının ardından krizi Dunford yönetti.

Trump DAİŞ’i en yakın zamanda ortadan kaldırmak için kolları sıvamıştı çünkü daha büyük bir amacı vardı o da Suriye’den çekilmek, Kürtleri korumak, Tanaf Askeri Üssü’nün yeniden yapılandırılması, IŞİD tutuklularını cezaevlerinde tutmaya devam etmek ve İran üzerindeki baskıların artırılmasıydı.

Bence Erdoğan’ın Kürtler hakkındaki görüşü şu; en iyi Kürt ölü Kürt’tür. General Dunford da Türkiye’nin Kürtleri sınır bölgelerinden uzaklaştırıp Türkiye’deki mültecileri o bölgelere yerleştirmeyi amaçladığını biliyordu.”

BOLTON: DUNFORD BENİMLE AYNI FİKİRDEYDİ

Öte yandan, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’in Suriye’nin geleceğiyle ilgili bir yol haritası hazırladığını ancak haritada ne Türkiye’nin hâkimiyetinde ne de Kürtlerin hâkimiyetinde bir bölge önermediğini kaydeden Bolton kendisinin ABD güçlerinin Fırat’ın doğusunda kalmasından yana olduğunu, Orgeneral Joseph Dunford kendisiyle hemfikir olduğunu aktarıyor.

Bolton, “Daha sonra yol haritasının taslağında Kürtlerin korunması ve kendilerine iyi davranılması ibaresini ekledik” ifadelerine yer veriyor.

Türkiye’ye geldiğinde Erdoğan’ın kendisiyle olan görüşmesini ertelemesini çok da şaşırtıcı bulmadığını kaydeden Bolton şöyle devam ediyor;

“Daha sonra ABD’nin tutumuna karşı ve özellikle de benim önerime karşı bir tepki olduğu ortaya çıktı. Erdoğan, Suriye’nin kuzey doğusunda tam bağımsız hareket etmek için ısrarcıydı. Ben ise tam tersine Kürtlerden intikam almasının önüne geçilmesi ve engel olunması gerektiğini savunuyordum. Erdoğan bir açıklama yapıp geri adım atmayacaklarını söylemişti. Türkiye’den döndüğümde Pompeo ile görüştüm ve Türkiye ile Kürt meselesinde farklı düşündüğümüz kanaatine vardık. Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Pompeo ile görüşme talep ediyordu. Pompeo ise Türkiye’ye önünüzde tek seçenek var ya bizimle birlikte sınırda kalırsınız ya da Rusya ve İran’la. Eğer biz çekilirsek onlar sınıra ulaşacak. Ben de bu fikri destekliyordum.”

Ayrıca, Bolton Türkiye’deki generallerin Fırat’ın doğusuna operasyon meselesinde Erdoğan ile aynı fikirde olmadıklarını belirterek, “General Dunford, Türk generallerin bu Suriye’ye girme konusunda Erdoğan’la aynı fikirde olmadığı kanaatindeydi. Suriye’de operasyon düzenlememek için bahane arıyorlardı” ifadelerine yer veriyor.

Güvenli bölge ve Kürtlerin yanı sıra Türkiye ve Avrupa’yı ikna süreçlerine de değinen Bolton, daha sonra Beyaz Saray’dan ayrıldığını ve Trump’ın Suriye’de Kürtleri kendi başlarına bıraktığını aktarıyor.

 

 

(K24 Çeviri)