Kürt yazarlardan yeni parti değerlendirmesi

Kürt yazarlardan yeni parti değerlendirmesi

Türkiye’de siyaset sahnesi yeni parti girişimleri ile hareketlenirken, eski Türkiye Ekonomi Bakanı Ali Babacan’ın Kürt meselesine nasıl yaklaşacağı merak konusu.

K24'te yer alan habere göre, yeni bir siyasi parti hazırlıklarını sürdüren Babacan’ın Kürt meselesiyle ilgili “Kürt sorunu bizim en önemli çalışma alanlarımızdan biridir” şeklindeki açıklamasını değerlendiren bazı siyasi uzmanlar, somut adımları görmeden Kürtlerin Babacan’a inanmamaları gerektiğini savunuyor.

Bazı Kürt yazar ve araştırmacılar ise Ali Babacan’ın Kürt meselesinin çözümüne zemin hazırlığı yaptığı görüşünde.

Ayrıca parti çalışmalarına devam eden Babacan’ın, zaman zaman bazı Kürt yazar, siyasetçi ve araştırmacılarla bir araya geldiği ifade ediliyor.Kürt yazar Fuat Önen, AK Parti’nin de ilk kuruluşunda Kürt meselesinin çözümüyle ilgili güzel şeyler söylediğini, daha sonra geri adım attığını söyledi.

Önen, “Halkımızın yeni partilerden herhangi bir beklentileri olmamalıdır. Kürtler, Babacan ve Davutoğlu’nu beklememelidir. İnsanlar önce kendilerine güvenmeli ve kendinden umutlu olmalı. Halkımız kendisi örgütlenmeli ve kendisine sahip çıkmalı. Biz topraklarımızda kendimizi yönetecek bir yönetim istiyoruz" dedi.

Kürt siyasetçi ve yazar Abdulbaki Erdoğmuş, Ali Babacan’ın hareketinin sorunlara çözüm odaklı yaklaştığını ifade ederek, Kürt sorununun çözümüyle ilgili ciddi çalışmalar yaptığını söyledi.

Erdoğmuş, “Bana göre Kürt sorunuyla ilgili çözüm adımlarını başlatmak önemlidir. Herkesin kendi hakkını yaşaması önemlidir. Kürt sorununun çözülmesi, hem iç hem de dışta Türkiye'nin birçok sorununu da çözecektir” şeklinde konuştu.

BABACAN NE DEMİŞTİ?

Ali Babacan daha önce katıldığı bir televizyon programında Kürt sorunuyla iligli şunları söylemişti:

“Herkes bu ülkenin eşit vatandaşı. Hiç kimsenin başkasına üstünlüğü yok. Öncelikle Alevi vatandaşlarımız kendilerini nasıl tanımlıyorsa devletin ona saygı duymalı. Devletin görevi onu dönüştürmeye çalışmak değil herkesin inandığı gibi yaşamasını garanti etmek. Kürt vatandaşlarımızın sorunu biraz daha farklı. Tarihi niteliği var. Bu ülkenin asli unsuru. Bu topraklarda beraber savaşarak, mücadeleyle korunmuş topraklar. Bunu unutmamamız lazım. Ortak bir Türkiye geleceği tasavvuru ile birliği ve bütünlüğü sağlayabiliriz. Temel haklar ve özgürlükler konusunda net ve açık tutum. Bu haksa pazarlık unsuru yapamazsınız. Öbür türlü terör örgütü 'ben bu silahlı mücadeleyi vermesem siz bu hakları elde edemezsiniz' diyor. Terörle mücadele sadece silahlı mücadele değildir, siyasi ve diplomasi enstrümanı vardır. Terör örgütü bugün anakronizmdir. Bugünün şartlarda böyle bir varlık sebebi olmamalıdır. Uluslararası meşruiyetini yitirdiği anda, ki bir miktar meşruiyeti var. Amerika 'PKK tamam ama PYD/YPG yok' diyor. Rusya'da büroları var. Biz vatandaşımıza hak ettiği ne varsa bunu vermek almak kelimesini kullanmaktan hicap duyuyorum. Bunun yaşanmasını garanti altına almakla mükelleftir.”