78 isimden 'Barışa Çağrı' deklarasyonu: Filistin'den Rojava'ya savaş uygulamalarının karşısındayız

Aralarında siyasetçi, gazeteci, aydın ve sanatçıların bulunduğu 78 isim, Kürt sorununun çözümü için “Barışa Çağrı” başlıklı deklarasyonu kamuoyuna duyurdu.

78 isimden 'Barışa Çağrı' deklarasyonu: Filistin'den Rojava'ya savaş uygulamalarının karşısındayız

Aralarında siyasetçi, gazeteci, aydın ve sanatçıların bulunduğu 78 isim, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl temelde çözümü için bir araya geldi. 78 isim, imzacısı oldukları “Barışa Çağrı” başlıklı deklarasyonu kamuoyuna duyurmak üzere Taksim’deki bir otelde buluştu.

Toplantının açılış konuşmasını imzacılar arasında yer alan İnsan Hakları Derneği (İHD) Onursal Başkanı Akın Birdal yaptı. Deklarasyon ise, yine imzacılar arasında yer alan insan hakları savunucusu Nimet Tanrıkulu tarafından okundu. “Türkiye ve Ortadoğu’da Toplumsal Barış’a Her Zamankinden Daha Fazla İhtiyaç Var” başlıklı deklarasyonun içeriğinden öne çıkanlar şöyle:

Çözüm sürecindeki gelişmeler

"Türkiye, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollardan çözümü için 1993 yılından itibaren belirli girişimlerle devam eden süreçlerin sonuncusunu 2013-2015 yılları arasında yaşadı. Ancak bu son girişim de maalesef başarısızlıkla sonuçlandı. Bahsi geçen ‘çözüm sürecinde’ önemli gelişmeler de yaşandı. Bu süreçte Türkiye’de ilk defa çatışmasızlık ortamı ve ciddi bir toplumsal huzur ve barış iklimi sağlandı…

'Çoklu kriz sarmalına girildi'

2015 yılında Barış ve Çözüm Süreci akamete uğramış ve Türkiye hızla bir çatışma ve buna bağlı olarak gelişen ekonomik kriz başta olmak üzere çoklu kriz sarmalına girmiştir. 24 Temmuz 2015’ten beri kesintisiz ve derinleşerek Türkiye, Irak ve Suriye topraklarında devam ede gelen bu süreç, gelinen aşamada ülkeyi siyasi, hukuki, ekonomik, ahlaki, kültürel vb. birçok alanda güçten düşüren, yozlaştıran ve çürüten bir noktaya sürüklemiştir.

Bu dönemde Türkiye’nin rejimi, tamamen otoriter bir rejime dönüşmüştür. Öte yandan Türkiye’deki siyasi ve toplumsal muhalefet, Kürt sorununun çözümsüzlüğünden beslenen bu dönüşümün önüne geçememiştir. Otoriter yönetim, etkisini yoğun bir biçimde siyasi muhalifleri üzerinde göstermiş; yargı daha fazla siyasallaşmış, hapsetme politikası temel bir baskı aracı haline gelmiştir…

'En acil insanlık görevi'

Barış sürecinin inşası, adeta bir yangın yerine dönüşen Ortadoğu gerçekliği düşünüldüğünde bugünün en acil insanlık görevidir. Barışın tarafında savaşın karşısında olmak ilkesel bir meseledir. Filistin’de, Kuzey ve Doğu Suriye’de(Rojava), Irak’ta, Karabağ’da, Ukrayna’da insancıl hukuka aykırı uygulamaların her birinin karşısındayız, eleştiriyoruz. Ölümler ve zorunlu yerinden edilmeyle sonuçlanan bu politikalara ses çıkarılmaması, özellikle barış siyasetinin eksikliğinden ya da güçsüzlüğünden kaynaklanmaktadır. ‘Yurtta barış dünyada barış’ ilkesinin ‘Türkiye’de barış Ortadoğu’da barış’ biçiminde ikirciksiz bir şekilde savunulması gerekmektedir.

'Barışın kaybedeni olmaz'

Toplumsal sorunlar, diyalog-uzlaşı kültürüyle; eşitlik, adalet ve özgürlük değerleri referans alınarak çözülebilir. Bunun yolu ise amasız-fakatsız, içeride-dışarıda halkların eşitlik temelinde bir arada yaşamını savunmaktan geçmektedir. Çabamız, barışı aramak üzerinedir ve barış yolcusu olabilme cesaretine dairdir. Meşakkatli ama bir o kadar da onurlu bu yolun sonunda sağlanacak olan barış hali, toplumsal sağlığımızın inşasını da var edecektir. Toplumsal sağlığın inşası, sadece birey ve toplum olarak bizleri değil bir bütün olarak sistemin kendisini de güçlü ve sağlıklı hale getirecektir. Tam da bu nedenle ve bir kez daha ‘savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz’ diyoruz...”

Açıklanan deklarasyonun altında imzası bulunan isimler ise şunlar:

Abdulhakim Daş, Ahmet Asena, Ahmet Faruk Ünsal, Ahmet Türk, Ahmet Uçar, Akın Birdal, Ali Duran Topuz, Ali Kenanoğlu, Atilla Yüceak, Ayşegül Devecioğlu, Azad Barış, Bahadır Altan, Birgül Asena Güven, Canan Kaplan, Canan Yüce, Cavit Uğur, Celal Fırat, Cengiz Çiçek, Cevdet Bağca, Dilek Gökçin, Doğan Özgüden, Ekin Yeter Moray, Elif Torun Öneren, Ender Öndeş, Erdal Doğan, Erdoğan Yalgın, Eren Keskin, Erol Katırcıoğlu, Esengül Demir, Fatma Gök, Ferda Koç, Feryal Öney, Fikret Başkaya, Filiz Kerestecioğlu, Gamze Taşçı, Gülsüm Ağaoğlu, Hakan Öztürk, Hakan Tahmaz, Hasan Cemal, Hayrettin Belli, Hüseyin Aykol, Hüseyin Ayrılmaz, Hüsnü Öndül, İnci Hekimoğlu, İnci Tuğsavul, İrfan Aktan, Jülide Kural, Kadriye Doğan, Kanber Saygılı, Kezban Konukçu, Mert Büyükkarabacak, Mukaddes Erdoğdu Çelik, Musa Kulu, Müslüm Yücel, Namık Koyuncu ,Nejat Taştan, Nesimi Aday , Nimet Tanrıkulu, Orhan Alkaya, Oya Ersoy, Oya Öznur, Özgür Karabulut, Özgür Müftüoğlu, Pakrat Estukyan, Perihan Koca, Pınar Aydınlar, Rıdvan Turan, Seda Berzeg, Serhat Çakmak, Sinan Gökçe, Suna Aras, Şanar Yurdatapan, Yaşar Güven, Zeki Gül, Ziya Halis, Ertuğrul Barka, Ertuğrul Mavioğlu, Ercan Altuntaş.

 

 

M.A