HDP'den Kürt sorununun çözümü için yeni bir girişim

Türkiye’deki sorunlara dair çözüm önerilerini toplumla paylaşmak için “Adalet” kampanyası başlatacaklarını söyleyen HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, “Mücadelenin başarıya ulaşmasında temel meselenin Kürt sorununun çözümünde olduğunu ortaya koyacağız” dedi.

HDP'den Kürt sorununun çözümü için yeni bir girişim

Halkların Demokratik Partisi, (HDP) 1 Haziran 2020’de başlattığı Demokratik Mücadele Programı’nın ardından yeni bir kampanyaya hazırlanıyor. 1 Şubat’ta muhalefet partilerini ziyaret etmeye başlayacak olan HDP, 8 Şubat’ta partinin Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın katılımıyla yeni kampanyanın startını verecek. Kampanya öncesi muhalefet partileriyle gerçekleştireceği ziyaretlerin gündemini ise Türkiye’nin temel sorunları olan ekonomik kriz, demokrasi ve adalet oluşturuyor. Muhalefet partileriyle görüş alışverişinde bulunacak olan HDP, sorunların çözüm yollarını tartışacak.

Bakırkan yeni süreçle ilgili şunları söyledi:

"Türkiye’de siyasi iktidarlar dönem dönem isim, parti değişikliği gösterseler de Kürt meselesine dair ortak tavırları var. Kürt meselesine yaklaşım bir devlet politikasıdır. Gelen hükümetlerde devletin kırmızı çizgilerine göre davranıyorlar. Dolayısıyla hangi yönetimin geldiği, hangi partilerin iktidar olduğunun bir önemi yok. Her gelen, devletin kırmızı çizgilerini devam ettiriyor. Kürt meselesini gündemine, programına alan, demokratik çözümünü isteyen bütün partilere bir gerekçeyle kapatma davası açıyorlar. Şimdiye kadar 5 partimiz kapatıldı, bir iki partimizi kendimiz feshettik.

Şimdi de yine aynı zihniyet HDP’nin kapatılmasını tartışıyor. Partinin fiziki kapatılması, isminin, tabelasının değiştirilmesi bize bir şey kaybettirmez. Aksine hükümetin demokrasi konusunda uluslararası alanda itibarını zedeler. Biz yeni baştan kaldığımız yerden mevcut tabanımızla devam ediyoruz. Bu kapatma çağrıları siyasi bir gündem oluşturmaya dönüktür, bizden götüreceği bir şey yoktur.

Nihayetin de dinamik, bilinçli, politik, kime, neye oy verdiği ve tercih ettiğini bilen bir tabana sahibiz. Bu tür durumlar bizi güçlendiriyor. Bugüne kadar her kapatmadan sonra büyüyerek, güçlenerek, yeniden siyaset sahnesine çıktık. Kapatırlar mı? Kapatmazlar mı meselesini çok gündemimize almıyoruz. Biz her seferinde yeniden daha güçlü bir şekilde devam etmesini bilen, başaran, geleneği olan bir siyasi partiyiz. Kürt meselesi, partileri kapatmalar son bulmuyor.

Hükümetin demokratik siyaset zeminini boşa çıkarmaya çalıştığını hep birlikte biliyoruz. Türkiye kamuoyunu ikna etmek için sürekli partimiz kriminalize ediliyor. Biz bu oyuna gelmiyoruz. Bizim varlık gerekçemiz demokratik siyasette ısrar etmedir. Parti olarak Kürt meselesinin demokrasi zeminde, demokratik bir ortamda çözülebileceğini, demokrasinin geleceği ve varlığı için olmazsa olmaz bir mesele olduğunu savunan bir siyasi partiyiz.

Kapatılmamız bizi bu zeminden uzaklaştırmıyor, aksine haklılığımızı, doğruluğumuzu ispat ettiği için daha da ısrarlı bir şekilde bu zeminde kalmaya devam ediyoruz. Asla onların bizi çekmeye çalıştığı kulvara, zemine gelmeyeceğiz. Kürt meselesi terörize edilebilecek bir mesele değil. Kürt meselesi, demokrasi meselesidir. Türkiye demokrasisinin düzeyini, seviyesini ortaya koyan turnusol kağıdıdır. 

Yönetenler o kadar çaresiz bir duruma düştü ki Kürt sopasıyla toplumu susturma, milliyetçi, ırkçı, gerici anlayışları empoze etme yetmedi. Dolayısıyla yeni yeni şeyler icat etmeye çalışıyorlar. HDP insanları dağa çıkaran bir parti değil. HDP, tam tersine Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün bir sonucu olarak ortaya çıkan dağı demokratik zemine dahil etme, demokratik zemin kanallarını açmaya yönelen bir partidir.

Dışarıdan toplanan, hangi vaatlerle getirildikleri tartışılan bir grupla partimizi suçlayan bu yaklaşım çaresizliklerini gösteriyor. Bizimle siyaseten mücadele, rekabet edemeyenler, tüm baskılara rağmen mevcut gücümüzü koruduğumuzu görenler, bu ve benzeri yol ve yöntemlerle partimizi lekelemeye, karalamaya çalışıyorlar. Bu da boşa çıkacaktır. Demokrasi, demokratik zemin denilince, HDP akla geliyor. Demokrasi mücadelesinde her şeyi ile kendini ortaya koyan, bedel ödeyen binlerce siyasetçisi cezaevinde olan siyasi partinin demokrasi ve demokratik siyaset dışında bir şey düşünmesi, arayışa girmesi abesle iştigaldir. Bunu söyleyenlerde bunu biliyor. Ancak yönetememe durumunu Kürt sopasıyla ötelemeye çalışıyorlar. Ama Türkiye toplumu artık bunları görüyor. Çünkü tüm toplumsal sorunların sebebi Kürt meselesinin çözümsüzlüğüdür."

/ M A