Suriye rejimi ile DSG arasında geçiş noktaları gerginliği

Esad yanlısı güçler, başkent Şam'dan ve nüfuzları altındaki Humus ve Hama şehirlerinden gelen kamyon ve ticari araçların, Rakka ve Tabka’daki ilk geçiş noktalarının 21 Mart’ta kapatılmasından bu yana Suriye Demokratik Güçleri (DSG) tarafından kontrol edilen bölgelere girmelerini engelliyorlar.

Suriye rejimi ile DSG arasında geçiş noktaları gerginliği

Şakul Avsat’ın Rojava Özerk Yönetimi’nden üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, giriş noktalarının kapatılmasının amacının geçiş noktalarını yöneten askeri yetkililer tarafından mallara uygulanan vergi ve harç oranlarını artırmak. Geçiş noktalarında mahsur kalan sürücüler ve siviller, geçişlerin durdurulduğunu ve yiyecek, sebze ve meyve yüklü yüzlerce kamyonun girişte yığıldığını bildirdiler. Rakka sakinleri, haber sayfaları ve Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne (SOHR) göre Rakka ve Tabka geçiş noktalarını, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın kardeşi Mahir Esad liderliğindeki Dördüncü Zırhlı Tümen unsurları kontrol ediyor.

Ticari mallar taşıyan kamyonlar ve petrol tankerleri, diğer yakaya geçmek için sınır geçişlerinden geçiyor. Kara yoluyla yapılan ticari taşımacılık harçları ve gelirleri, savaşan askeri taraflar için ana mali kaynaklardan birini oluşturuyor. Yüz binlerce dolar olduğu tahmin edilen büyük kârlar elde edilen geçiş noktalarının kontrolünü ele geçirmeye çalışan taraflar arasındaki çılgın mücadelenin arkasında yatan neden de bu.

Fırat Nehri, Mart 2019'dan bu yana doğu tarafında bulunan DSG kontrolündeki bölgeleri, güney ve batı yakasındaki rejim güçlerinin kontrolü altındaki bölgelerden ayırıyor. Halep'in doğu kırsalı Cerablus ve Minbic şehirlerini birbirine bağlayan Avn ed-Dadat ve et-Tahiye geçiş noktası, Fırat Nehri'nin güneyinden geçişlerin yapıldığı Tabka geçiş noktası ve Rakka ile Selamiye (Suriye'nin merkezi) arasındaki karayolu üzerinde bulunan Rakka geçiş noktası başta olmak üzere iki yakayı bir birine bağlayan 5 geçiş noktası yer alıyor.

Rojava  Özerk Yönetimi Tarım ve Ekonomi İşleri Sorumlusu Selman Barudo’ya göre rejimin geçiş noktalarını kapatmasının nedeni, geçişleri kontrol eden rejim güçlerinin yararına, Özerk Yönetim bölgelerine giren mallara uygulanan vergi oranlarını ve harçları artırmak. Barudo, “Hükümet, geçiş noktalarını aniden ve önceden haber vermeksizin kapattı. Bu da bölge halkının, özellikle Suriye içlerinden ithal edilen sebzelerin yüksek fiyatlarını ve satın alma gücünün düşüklüğünü yansıtıyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan SOHR, resmi internet sitesinde yayınlanan bir haberde, Dördüncü Zırhlı Tümen ile Rus ordusu arasında, DSG’nin kontrolündeki bölgelerden gelen petrol tankerlerinin denetlenmesi ve Dördüncü Zırhlı Tümen tarafından uygulanan fahiş vergi oranları ve harçlarla ilgili olarak bir takım anlaşmazlıklar olduğunu aktardı. SOHR’a göre Ruslar petrol tankerlerini doğrudan denetlemek istedi, ancak Dördüncü Zırhlı Tümen talebi reddetti. Bu da geçiş noktalarının kapatılmasına neden oldu.

Selman Barudo, rejimin kontrolü altındaki bölgelerde geçiş noktalarının kapatıldığını, halihazırda Irak ile olan El Yarubiye Sınır Kapısı’nın da 2019 yılı başlarındaki Rusya ve Çin’in vetosundan bu yana kapalı olduğunu hatırlatarak “Bu durum, Özerk Yönetim’in özellikle uluslararası yardımlar alma ve bölgedeki yaklaşık 700 bin yerinden edilmiş insanı ve mülteciyi barındıran 12 mülteci kampına gerekli malzemeleri tedarik etme gibi karşı karşıya olduğu zorlukları daha da güç hale getiriyor” dedi.

Diğer yandan bazı kaynaklar, DSG bölgeleri ile rejim bölgeleri arasında bu yılın başlarında Deyr ez Zor kırsalında açılan es-Salihiye geçişinden sonra ikinci bir kara geçiş noktasının açılması ihtimali olduğunu söylediler.

Bir diğer gelişmede ise cumartesi günü Deyrizor’da Rus askeri polisi ile DSG güçlerinin katıldığı bir toplantı yapıldı. Toplantı sırasında taraflar, rejimin kontrolündeki Hüseyniye beldesi ile Deyr ez Zor'un doğu kırsalındaki DSG kontrolündeki el-Cuneyne beldesi arasındaki geçiş noktasının nasıl açılacağını tartıştılar.

Kaynaklar, iki tarafın Rus askeri polisinin, insani durumlarda, sivillerin nehrin iki yakası arasında geçiş yapmalarında, ticari araçların ve kamyonların geçişlerinde kullanılacak geçiş noktasını denetlemesini öngören bir ön anlaşmaya vardıklarını belirttiler. Bu gelişme, Deyr ez Zor’un doğu kırsalındaki eş-Şuheyl beldesindeki nehir üstünden geçen geçiş noktasının yeniden faaliyete geçmesiyle aynı zamana denk geldi. Şuheyl’deki geçiş noktasındaki hareketlilik, iki yaka arasındaki sivil geçişle sınırlıydı. Malların, ticari malların, petrol ve akaryakıt sevkiyatlarının taşındığına dair herhangi bir bilgi yoktu.

Deyr ez Zor bölgesi sakinleri ve halk, DSG’nin kontrolündeki bölgeleri, rejim güçleri tarafından kontrol edilen bölgelerden ayıran Fırat Nehri'ni geçmek için ağırlıkları 3 ton ile 10 ton arasında değişen küçük tekneler kullanıyorlar.